kapat ikonu

İşletmeler telif hakkı ödemeden müzik yayını yapabilir mi?

İşletmeler telif hakkı ödemeden müzik yayını yapabilirler mi?‘Telifsiz müzik’ diye bir kavram var mıdır?

Özgün bir yapıtın kopyalanmasının veya kullanılmasının önüne geçebilmek için telif hakkı büyük önem taşımaktadır. Telif hakkı yasası sayesinde özgün bir yapıtın kullanılması ve yayılması ile ilgili tüm haklar eser sahibine ya da sahiplerine verilir.

Peki, herhangi bir işletmenin telif hakkı ödemeden müzik kullanması mümkün müdür? Hangi durumlarda buna izin verilebilir? İşletmeler telif hakkı ödemeden müzik yayını yapabilirler mi? ‘Telifsiz müzik’ diye bir kavram var mıdır?

Telif hakkıyla ilgili merak edilen tüm detayları RTP Medya Genel Müdürü Yasin Gökçek ile konuştuk. Gökçek, telif hakkını ve ‘telifsiz müzik’ kavramının var olup olmadığını anlattı.

“Telifsiz müzik yoktur”

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Gökçek, ‘telifsiz müzik diye bir kavram yoktur’ diyerek başladığı konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Telifsiz müzik ne anlama geliyor demek lazım aslında “müzik” kısmını tırnak içinde söylüyorum. Telif kısmına baktığımız zaman herhangi bir objeyi, sanat eserini, bir olguyu oluşturan bir kişinin olması lazım telif hakkı doğabilmesi için bir üreticisi olması gerek. Dinlemiş olduğumuz bir müziği kulağımızla duyabiliyor algılarımızla algılayabiliyorsak bunun bir yapanı vardır ve biz o yapan kişiye asıl hak sahibi diyoruz.”

“Sanatçı hayatta olmasa dahi mirasçılarına telif hakkı ödenmesi gerekir”

Telifsiz müziğin genelde asıl hak sahibinin belli olmadığı müzikler olarak bilindiğini ifade eden Gökçek, bu durumun da aslında pek mümkün olamayacağını örneklerle anlattı. ‘5846 sayılı kanuna göre bir sanatçı ölümünün üzerinden 70 yıl geçtikten sonra ve asıl hak sahibinin mirasçıları da yoksa müziklerin özgün olarak kullanabileceğini’ ifade etti. Ancak burada da, sanatçının kendisinin ölmüş olmasının telif hakkını ortadan kaldırmayacağına değindi.

Bir müzik eserinde sanatçının kendisi hayatta olmasa dahi bestecisi ya da aranjörünün hayatta olması veya onların mirasçılarının hayatta olması durumunun bile telif hakkına tabii olduğunu önemle belirtti.

“İşletmeler telif hakkı ödemeden ıslık bile çalamazlar”

“İşletmeler telif hakkı ödemeden ıslık bile çalamazlar” diyen Gökçek bir şarkının melodisinin 15 saniye boyunca halka açık alanlarda ıslıkla çalınmasının bile telif hakkı oluşturacağının altını çizdi.

“Kültür ve Turizm Bakanlığı telif hakkı konusunda duyarlı bir açıklama yapmalı”

Türkiye’de her türlü alanda kullanılan müzikler için telif ödenmesinin zorunlu olduğunu önemle belirten Gökçek, telif hakkı zorunluluğuyla ilgili firmaların yeterli donanıma sahip olmadığına ve işletmeleri yeterli düzeyde bilgilendirmediğine değinerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve meslek birliklerinin konuyla ilgili olarak duyarlı bir açıklama yapması gerektiğini savundu.

“İşletmeler telif hakkı konusunda yeterince bilgilendirilemiyor”

Aslında konuyla ilgili olarak birçok yayınlarının olduğunu fakat meslek birliklerinin bu yayınları sürekli kendi aralarında dolaştırarak nihai kullanıcıya ulaştıramadıklarını ifade eden Gökçek, birkaç yıl öncesine kadar telif hakkından haberdar olmayan birçok firma olduğunu söyledi.

50’li yıllarda bir Alman vatandaşı tarafından Türkiye’ye getirilen telif hakkının toplamda 4 kez değişikliğe uğradığını ve günümüzde o zamanlardaki haline yakın bir şekilde kullanılmaya devam ettiğini de anlatan Gökçek, telif hakkı yasasının en son düzenlemesinde, meslek birliklerinin asıl hak sahipleri olan sanatçıların haklarını ne şekilde korumaları gerektiğine yönelik birkaç madde eklenmiş olduğunu belirtti.

Telif hakkının gereklilik ve geçerlilik alanlarıyla ilgili görüşlerini aldığımız Gökçek, telif hakkı ödemeden müzik yayını yapmanın kanun ve hukuka göre aykırı olduğunu ancak işletmelerin bu konuyla ilgili yeterli düzeyde bilgilendirilemediklerini ifade etti.

arrow up
LogoEkonomi haberlerimizden anında haberdar olmak ister misiniz?SonraAbone Ol