Evde iş kazası geçirenlere sağlanan haklar nelerdir?

      Evde iş kazası geçirenlere sağlanan haklar nelerdir?

      Koronavirüs salgınıyla birlikte hayatımıza giren evde çalışma sistemi, artık pek çok şirket tarafından uygulanmaya başladı. Ancak burada da çalışanların haklarının korunması için bazı konuların aydınlatılması gerekiyor. Son zamanlarda en çok gündeme gelen konulardan biri de evde geçirilen iş kazaları oldu.

      Koronavirüs salgını dolayısıyla evden çalışmak zorunda kalan pek çok çalışan iş kazalarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Ancak yaşanan kazaların hangilerinin iş kazası olduğu, hangilerinin iş kazasını kapsamadığı merak ediliyor. Ayrıca iş kazası geçirildiğinde nelere dikkat edilmeli, evde iş kazası ile ilgili verilen hak var mı gibi soruların cevapları da araştırılıyor. Peki, uzaktan çalışanların yaşadığı hangi kazalar iş kazası olarak kabul edilir? İş kazası kabul edilmesi, sosyal güvenlik açısından hangi hakları sağlar? Evdeki iş kazası haklarından yararlanmak için nelere dikkat edilmeli? Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, tüm bu konuların detaylarına dair merak edilen soruların cevaplarını paylaştı. İşte konuya dair tüm detaylar…

      Ülkemizde iş kazası ve meslek hastalığı dolayısıyla iş görme gücünü tamamen veya bir kısmını kaybedenlere sürekli iş göremezlik geliri bağlanmaktadır. Çalışırken iş kazası dolayısıyla hayatını kaybedenlerin ise eşine ve çocuklarına aylık bağlanır.
      Normal şartlarda; 4B’li ve 4C’li çalışanların vefat etmesi durumunda hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için en az 1800 gün prim ödenmiş olması gerekiyor. 4A’lı olarak çalışanların ise en az 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 gün prim gününün dolması gerekmektedir.
      Ancak, iş kazası nedeniyle meydana gelen ölüm hadisesi, işçinin çalışmaya başladığı ilk gün bile gerçekleşse aile bireylerine ölüm aylığı başlanmaktadır.

      Koronavirüs salgını dolayısıyla evden ya da uzaktan çalışanların bu haklardan yararlanabilmesi için dikkat etmeleri gereken önemli hususlar bulunuyor.

      İş kazasının tanımı “6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılmaktadır. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre iş kazası, “İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen olay” olarak tanımlanmıştır. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda ise “İşçinin işyerinde bulunduğu sırada; işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle; görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda; emziren kadın çalışanların çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda; işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve işçiyi hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay” şeklinde tanımlanmıştır.

      Yukarıda bahsi geçen her iki kanunda da belirtildiği üzere, meydana gelen kaza işin yürütümü amacıyla işyerlerinin dışında bile gerçekleşse iş kazası olarak görülmektedir. Uzaktan veya evden çalışma için normal şartlarda ayrıca bir iş sözleşmesinin imzalanması gerekiyor. Ancak koronavirüs salgını dolayısıyla evden ya da uzaktan çalışma zorunlu hale geldiği için ayrıca bir iş sözleşmesine gerek görülmedi.
      Bu nedenle evde yaşanabilecek olası kazaların iş kazası sayılması konusunda bazı zorluklar bulunuyor. Örnek verecek olursak, öğle molasında işyeri bahçesinde top oynarken işçinin yaralanması iş kazası olarak sayılabiliyor. Yine işçinin iş yerinde kalp krizi geçirmesi veya beyin kanaması dolayısıyla hayatını kaybetmesi gibi durumlarda da iş kazası hükümleri uygulanmaktadır. Bu kazalarda iş kazası hükümlerinin uygulanmasındaki detay yapılan iş sözleşmesinde saklıdır. Yapılan iş sözleşmesi bunu güvence altına almaktadır.

      Evde çalışırken yaşanan kazaların iş kazası sayılabilmesi için de evden çalışmaya ilişkin görevlendirmelerin yazılı olarak yapılması ve görevlendirme yazılarında çalışma saatlerinin ayrıntılı olarak belirtilmesi gerekir.

      MEYDANA GELEN KAZALAR DERHAL KOLLUK KUVVETLERİNE BİLDİRİLMELİ

      Kanunlara göre iş kazalarının, işveren tarafından en kısa süre içerisinde kolluk kuvvetlerine bildirilmesi gerekir. Sosyal Güvenlik Kurumu’na ise 3 gün içerisinde bildirim yapılması zorunludur. Bildirim yapılmasının gecikmesi halinde, geçen süre içerisinde sigortalıya ödenmesi gereken iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilmektedir.
      Söz konusu iş kazası, işverenin kontrolü dışındaki bir alanda gerçekleşirse, 3 günlük süre iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlamaktadır.

      YANLIŞ BİLGİ VEREN SORUMLU OLUR

      SGK’ya bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılamayacağı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri ile SGK’nın denetim ve kontrol memurları tarafından soruşturulabilir. Yapılan araştırma ve soruşturma sonucunda, SGK’ya yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe aykırılığı tespit edilirse SGK’nin ödemiş olduğu tutarlar ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsil edilir.

      İŞ KAZASINDA DOLAYISIYLA SAĞLANAN HAKLAR NELERDİR?

      İş kazası nedeniyle çalışana ve çalışanın ailelerine sağlanan haklar aşağıdaki gibidir:

      • İş kazası nedeniyle çalışma gücünü en az yüzde 10 oranla kaybeden işçiye sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
      • İş kazası sonucu ölen sigortalı çalışanın eşi ve çocuklarına gelir bağlanır.
      • İş kazası sonrası gelir bağlanmış bekar kız çocuklarına evlenme ödeneği de verilir.
      • İş kazası nedeniyle ölen sigortalı çalışanın hak sahiplerine cenaze ödeneği verilir.
      • İş kazası sonucu yaralanan sigortalı çalışana, tedavi olduğu süre boyunca işyerinden aldığı brüt ücretinin 3’te 2’si oranında geçici iş göremezlik ödeneği bağlanır.

      YAZAR BİLGİSİ
      YORUMLAR

      Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.